Ariv: 'İşçiler - İşverenler - Genel' Kategorisi

Erdoğan’dan Mortgage Talimatı

Saturday, February 24th, 2007

Yaklaşık 1,5 yıldır yılan hikayesine dönüşen Mortgage Yasası için hükümet harekete geçiyor. Posta Gazetesi’nin bugünkü sayısında yer alan habere göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 9 ay önce Plan Bütçe Komisyonu’ndan geçen ve Genel Kurul’a gelmesi için sıra bekleyen mortgage tasarısının şubat ayı sonuna kadar yasalaştırılması için talimat vermiş. Cumhurbaşkanlığı seçimine günler kala yasalaşacak mortgage rüzgarını arkasına almaya hazırlanan hükümetin oluşacak havayı genel seçimlere de taşımayı planladığı anlaşılıyor.

Bugünkü enflasyon ve yüzde 1,5 ile yüzde 2 arasında dağılan aylık banka faiz oranlarının tüketicileri mortgage kredileriyle konut almaya ikna edip etmeyeceği ise meçhul. Kaldı ki, tasarı yasalaşsa dahi yasaya bağlı ilgili yönetmeliklerin yürülüğe girmesi için en az 6 aya ihtiyaç duyuluyor. Her ne kadar başta SPK olmak üzere ilgili kurumlar taslak yönetmelikleri çoktan hazırlamış dahi olsa 2007 sonundan önce kredileri mortgage’a çevirmek olanaklı olmayacaktır. Tabii 2005 ve 2006′nın ilk 5 ayında esen konut kredisi rüzgarının benzerinin yeniden yaşanmasını ise kimse beklemiyor.

Mortgage Yolda Düzelir!

Saturday, February 24th, 2007

Türkiye’de son iki yıl içerisinde “mortgage” sözcüğünü duymayan kalmadı. Her ne kadar Türk Dil Kurumu girişimiyle “mortgage” sözcüğüne karşılık “tutsat” sözcüğü karşılık olarak önerildiyse de bu pek “tutmadı”. Önceki gün TV 24′te dikkatimi çekti, yasanın mimarlarından sayılabilecek isimlerden olan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener bile ısrarla kullandığı “tutsat” sözcüğünü terk etmiş sürekli “mortgage” söcüğün kullanıyordu.

Türkçe karşılığı tutmadı, peki mortgage’ın Türkiye uygulaması tutacak mı? Şüpheli… Hükümet’in yasayı bu hafta Meclis’e getireceği zaten geçen hafta açıklandı. ‘Temel Yasa’ olarak ele alınması beklenen tasarının en geç gelecek hafta yasalaşması ve eğer Cumhurbaşkanı Sezer veto etmezse yürürlüğe girmesi bekleniyor. Ancak bugünkü bazı gazete haberlerine bakılırsa AKP tasarıyı bir seçim kozu olarak kullanmak istiyor. Ancak 2005′te büyük bir köpük oluşturan ve şişen konut fiyatlarının ardından neredeyse son bir yıldır durgunlaşan gayrimenkul piyasasının yeniden talep patlamasıyla hareketlenip hareketlenmeyeceği meçhul. Birçok piyasa yorumcusuna göre, artık o eski rüzgarın yaşanması neredeyse imkansız. Hatta yüksek fiyatlardan konut alan ve banka kredileriyle borçlananların bir kısmı bu kredilerini ödeyememe riskiyle karşı karşıya.

Mortgage Tasarısı’nın bir başka yönüyse, yasa çıksa bile tam anlamıyla uygulanması için neredeyse bir yıllık bir sürenin gerekeceği. Sistemin işlemesi 2008 yılının ortalarını bulacak. SPK ve BDDK’nın yayınlayacağı uygulama yönetmelikleri ve genelgelerinin hazırlanması, oluşacak yeni kurullar için izinlerin alınması zaman alacak.

Bir başka gerçeklikse, halen neredeyse tüm bankaların aylık kredi faizleri yüzde 1,5′un üzerinde. Uzun vadede aylık faizler hala çok yüksek. Aylık taksit ödemesini yerine getirebilecek gelir seviyesine sahip kişi sayısı hala çok az. Sistemin işleyebilmesi için birçok uzmanın dile getirdiği gibi, aylık faiz oranları yüzde 1’in altına inmesi gerekiyor. Hatta tam olarak işleyebilmesi için 0,5’i görmesi gerekiyor. Reel faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda devlet kağıtlarının keyfini sürmek varken, hangi banka yöneticisi riski bu kadar yüksek bir sistemi bugünlerde fonlamayı göze alabilir.

Kuşkusuz, halen sis perdesi fazla, ama herkes kendini geleceğe göre ayarlıyor. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinden kriz çıkmayacağı analizini yapanlar, yabancı ortaklık anlaşmalarını çoktan yaptılar, yeni şirketlerini kurdular, kadrolarını kurmaya başladılar, düğmeye basıp tüketiciyle tanışacakları günleri bekliyorlar.

Ee ne de olsa burası Türkiye… Bankacı istiyor, siyasetçi istiyor, tüketici istiyor, özcesi herkes istiyor. Atasözümüz boşuna üretilmemiş… Yasası eksik de olsa, soru işaretleri çok da olsa bu ülkede “kervan yolda düzelir”…

Erdoğan: Vatandaş Kira Öder Gibi Ev Sahibi Olacak

Saturday, February 24th, 2007

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mortagage Yasa Tarası’nın bu hafta Meclis’te görüşüleceğini kaydederek, “Yasa çıktıktan sonra vatandaşlar kira öder gibi aylık taksitlerle ev sahibi olma imkanına kavuşmuş olacak” dedi.

Partisinin grup toplantısında Mortgage Yasa Tasarısı hakkında bilgi veren Başbakan Erdoğan, “Çalışmalarda sarkma olmazsa tasarı bu hafta Meclis’te görüşülecek. Yıllarca emek sarfeden vatandaşlarımız bu yasayla birlikte artık hayallerine gerçekleştirmeye yaklaşmış olacaktır” dedi.

Glişmiş ülkelerde 200 yıldır uygulanan sistemin Türkiye’de de uygulanacağını kaydeden Erdoğan, “Vatandaşlar kira öder gibi aylık taksitlerle ev sahibi olma imkanına kavuşmuş olacak” diye konuştu. Erdoğan, şunları söyledi:

“Ekonomin geleceği artık daha net görülebilir hale geldi. 20-30 yıl sonrasına ilişkin gönül rahatlığıyla artık kararlar alınabilmekte. İstikrarının Türkiye’ye sağladığı imkan budur.

Mortgage bizim iktidarımıza kadar telaffuz bile edilemedi. Pamuk ipliğine bağlı iktidarlar uzun vadeli hesapları nasıl yapsın. Ekonominin bırakın 10 yılını 10 günü bile tahmin edilemiyordu. Onun için bu yasa gündeme getirelememiştir.”

İŞSİZLİK SORUNUNU ÇÖZECEK

Konut finansmanı yasasıyla hem finansal sektörde hem konut sektöründe kayda değer hareketlenme olacağını bnun da ekonomiyi etkileyeceğini söyleyen Başbakan, “Halen sağlıksız konutlar, yüksek kiralar önemli sorun. Yasa bu sorunları da çözecek. Mali sektörle, konut sektörü buluşacak. Planlı kentleşmeyi sağlayacak, gayrimenkul sektörünü kayıt altına alarak sağlıklı bir yapı oluşacak” dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yasa, 250’ye yakın alt sektör hareketlenecek; işsizlik sorununun çözümüne de katkıda bulunacak. Ülkenin birçok sorununun çözümüne aracılık edecek. Kaçak yapılaşma tarihe karışacak Ülkemiz planlı konut dönemini yaşar hale gelecek. Biz TOKİ’yle işte bunu sağladık.

Arz ortaya konulduğu zaman vatandaş ister istemez diğer yollardan vazgeçecek. Zamanla arzın fiyatı da düşecek.”

Yasa tasarısında konut fiyatlarını artmasını önlemek için yapılmakta olan konutların da sisteme dahil edileceğini ifade eden Erdoğan, “Krediler sabit ve değişken faizle verilebilecek. Vatandaşlar tercih yapabilecek. Yüzde 2 erken ödeme cezası olacaktır. Bu kredi maliyetlerinin düşmesini sağlayacak” dedi.

Türk müteahhitler dünya liginde üçüncü

Saturday, February 24th, 2007

A.A.
Türk müteahhitler dünya liginde üçüncü “Dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhitlik firması” arasında, 2005′te 14 olan Türk müteahhitlik firma sayısının, 2006′da 20′ye çıktığını ve bu sayı itibariyle Türkiye’nin, ABD ve Çin’den sonra üçüncü sıraya yükseldiği bildirildi.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, yaptığı açıklamada, Türk müteahhitlerinin 1970 sonrasındaki 35 yıllık sürede, 63 ülkede gerçekleştirdikleri iş hacminin 2006 sonunda 85 milyar dolara, üstlenilen proje sayısının da 3 bin 600′e ulaştığını söyledi.

2006′da 25 ülkede 324 proje üstlenildiğini, bunların toplam tutarının 12,7 milyar dolar olduğuna işaret eden Eren, yurtdışı müteahhitlikte 2007 hedefinin 15 milyar dolar olduğunun, bu hedefin gerçekleşmesiyle yıl sonunda bugüne kadar yurtdışında üstlenilen işlerin toplam tutarının 100 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Eren, yurt dışında alınan yıllık iş hacminin, 2002′de 1,5 milyar dolardan, 2005′te 9,3 milyar dolara yükseldiğini ve 2006 sonunda 12,7 milyar dolara çıkmasının son 4 yıllık dönemde yurtdışı müteahhitlikte 8,5 katlık bir performans artışının gerçekleştiği anlamına geldiğini anlattı.

BAŞARININ YÜZDE 90′I TMB ÜYELERİNE AİT

Erdal Eren, yurt dışında kazanılan başarının yüzde 90′ının Türkiye Müteahhitler Birliği üyelerine ait olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Müteahhitlerimiz hizmet kalitesi, uygun fiyat, teknolojik üstünlük, proje yönetimi becerisi ve müşteri memnuniyeti boyutlarıyla güçlerini 4 kıtada kanıtlamaya devam etmektedirler. İnşaat sektörünün uluslararası düzeyde tanınmış yayınlarından ‘Engineering News Record (ENR)’ dergisi tarafından her yıl bir önceki yıldaki yurtdışı müteahhitlik geliri esas alınarak belirlenen ‘Dünyanın en büyük ilk 225 müteahhidi’ arasında 2005′te 14 Türk firması yer almışken, 2006′da bu sayı 20′ye yükselmiş, bu sayı itibariyle Türkiye, ABD ve Çin’den sonra üçüncü konumuna gelmiştir. Türk müteahhitlerinin başarı grafiğini değerlendirirken 2004′te ‘İnşaat Sektörü Stratejik Planı’ araştırmasını yapmış olan akademisyenler grubunun ortaya koyduğu çok önemli bir teşhisi anımsamakta yarar var. Bu teşhis, dünyada kişi başına milli geliri Türkiye kadar olan hiçbir ülkede yurt dışındaki rekabet gücü Türkiye’ninki kadar yüksek bir inşaat sektörünün bulunmadığıdır.”

YURT DIŞI HİZMETLERİNİN ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI

2006′daki işlerin yüzde 60′ının Rusya, Katar, Kazakistan ve Libya olmak üzere 4 ülkede yapıldığına dikkati çeken Eren, en fazla iş üstlenilen ilk 10 ülkeyi şöyle sıraladı:

Ülke ve İş Hacmi (Milyon Dolar)
Rusya 2.801
Katar 2.469
Kazakistan 1.252
Libya 1.053
Suudi Arabistan 862
Birleşik Arap Emirlikleri 853
Cezayir 770
Arnavutluk 540
Türkmenistan 458
Yemen 300
Kaynak: Hürriyet

Futbol ve kadınlar

Sunday, November 19th, 2006

Gerçek şantiyelerden getirilen fotoğrafların kullanıldığı sergide ranzaların yanını, dolapların, duvarların üstünü güzel kadın ve futbolcu resimleri kaplıyor. Favoriler arasında Sibel Can, Berrak Tüzünataç, Madonna, Deniz Akkaya ve Hakan Şükür var. Kendilerine eldeki imkanlarla tahtadan bir seccade bile yapan işçiler renginin de mor olmasını tercih etmiş.

‘Sevdiğim yanımda olsun’

Sunday, November 19th, 2006

* Sabri Çevik-Bartın-demirci: Sevdiğim yanımda olsun isterdim. Evim de prefabrik olsun ya da ahşap, depreme dayanıklı…

* Birol Sorgun-Üsküdar-sıvacı: En çok bahçe içinde ev yapmayı seviyorum. Sağlam, güvenilir bina yapmak isterim. 2 katlı, müstakil evim olsun.

* Ekrem Keleş-Van-sıva kalfası: Babamdan kalan eski bina var memlekette. Yaptığım inşaat depreme dayanıklı olur. Yeşil bir yerde tek katlı ev isterim.

* Kenan Akınay-Van-demirci: Sitelerde alışveriş merkezi inşa ederdim. Boğaz’da büyük bahçeli villa isterim.

* Yasin Arslan-Adana-kaynakçı: Yapacak olsam çelik bina yaparım. Esneme oranı var depremde. Ormanda yaşamak isterim, torun tosunla…

* Osman Adaklı-Ordu-kalıpçı: Ben de herkes gibi fındık bahçesinde yaşamak isterim.

* Erhan Yeni-Kayseri-zemin işçisi: İlgi çekecek, faydalı bir yapı inşa etmek isterdim. Emekli olunca bir ırmak kenarına gideceğim, sessiz, sakin…

* Abdullah Bozkurt-Ağrısıvacı: Sevdiğimle evlendim. 3 ay sonra da çalışmaya geldim İstanbul’a. Villa milla istemem. Çoluk çocuğum, sevdiklerim yanımda olsun yeter. Bin 800 YTL maaş alıyorum ama burada hiçbir şey istemem.

* Ali Kerim Ceylan-İstanbul- alçıpan: Bodrum’da ağaçların arasında, deniz gören bir villa isterdim.

İşte Sorular

Sunday, November 19th, 2006

Türkiye’nin hangi şehrinden geliyorsunuz? Memleketinizde hatırladığınız ve sevdiğiniz bina/ yapı nedir?

Seçme şansınız olsaydı, çalıştığınız bu inşaat alanına nasıl bir bina tasarlardınız ve şu anda tasarlanan ve inşa edilen bu bina hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Gelecekte nasıl bir evde yaşamak istersiniz ve bu evi nasıl bir çevrede hayal ediyorsunuz?

Lükste gözüm yok, bir bahçem olsun yeter

Sunday, November 19th, 2006

Müteahhitler, mimarlar değil, bu kez inşaat işçileri konuştu. Nasıl bir evde yaşamak istedikleri soruldu. Hepsinin hayali aynıydı: Aman yüksek olmasın, ille de yeşillik olsun.

Son 2.5 yılda konut sektöründe yaşanan canlılıkta hep proje geliştiricilerin, mimarların, mühendislerin anlattıklarını dinledik. Oysa o rezidansların, havuzlu, tenis kortlu villaların işçileri de vardı. Hem de binlerce… Onlar o güzel evleri yapmak için memleketlerinden geldiler, eşlerini, çocuklarını bıraktılar. Ve ilk kez bir inşaat şirketi, işçilere mikrofon tuttu. 20 ayrı ilçede 20 farklı işçi ile röportaj yapıldı ve onlara hayatlarıyla, hayalleriyle ilgili ipucu veren 3 soru sordu. Bununla da kalınmadı, taşınabilir özelliğe sahip inşaat konteynırlarının bir araya getirilmesinden oluşan sergi mekanında, işçilerden alınan eşyalarla onların yaşadığı ortamlar hayata geçirildi.

Bu kez işçiler konuştu
Toplumun her kesiminden insanın ‘bir fikri’ olduğu inşaat sektörünün emekçileri olan işçileri konuşturma, onların yaptıkları iş ile ilgili düşüncelerine ışık tutup aktarma fikri İstanbul’da “Under Construction” adı altında güncel bir sanat mekanı dolaştıran Tepe İnşaat ve bu mekana hayat veren KİT Sanat Topluluğu tarafından oluşturuldu. Zeytinburnu, Maltepe, Pendik, Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy ve Kartal gibi İstanbul’un 20 farklı ilçesindeki inşaatlarda çalışan 20 farklı işçi ile röportaj yapıldı. İşçilere; üç temel soru soruldu. En çok da nasıl bir evde yaşamayı hayal ettiklerini anlatmaları istendi. Tepe İnşaat’ın sağladığı bir konteynırın içi işçilerin kullandığı gerçek eşyalarla donatıldı; verilen cevapların yayınlandığı eski bir televizyon konteynırın içine yerleştirildi. Sergi, 39 metrekarelik alanda, Maçka’da Cumhuriyet Parkı’nın ortasında açıldı.

Deprem dillerinden düşmüyor
Konuşulan 20 işçi konut, alışveriş merkezi, üniversite gibi değişik inşaatlarda, farklı görevlerde çalışıyor. Hepsi de konuşmalarında mutlaka ‘deprem’ kelimesini kullanıyor. Kayıtlarda, depremde zarar görmeyecek binalar inşa etmek istediklerini ve şu an çalıştıkları binaların dayanıklılığı hakkındaki düşüncelerini söylüyorlar. Yine hepsinin yaşamak istediği ev tipi de orman içinde, en azından bahçeli ve tenha bir yerde. İşçiler, ’sevdiklerim yanımda olsun, etraf da sessiz olsun’ düşüncesine sahip. 20 işçiden genç olan ikisi dışında hiçbiri lüks peşinde değil. Onlar ise bir gün Boğaz’da yaşamanın hayalini kuruyor.

Fındık bahçesinde sevdiğiyle…

İşçilerin maaşları bin 800 YTL’yi buluyor. Ama bu onları mutlu etmeye yetmiyor. Kimi memleketinde bıraktığı fındık bahçesini, kimi de 3 aylık evliyken ayrılmak zorunda kaldığı sevdiğini özlüyor. Kurdukları hayalin kaba tasviri ise ‘çoluk çocuk bir arada, yeşillikler içinde, sağlam bir evde yaşamak’.

MENEKŞE ATASELİM

Kaynak: Sabah