Mortgage’la tüketici deÄŸil bankalar güler
Bu hafta Meclis genel kurulunda görüşülecek olan mortgage yasa tasarısının eksikliklerine raÄŸmen önemli bir adım olacağını belirten uzmanlar, sistemin ancak 2008′de iÅŸlemeye baÅŸlayacağını vurguladı.
BaÅŸbakan Yardımcısı Abdüllatif Åžener’in yaptığı açıklamaya göre bu hafta Meclis genel kurulunda ele alınması beklenen ipotekli konut finansmanı (mortgage) yasa tasarısı kabul edilse bile uygulama yani Türkiye’deki kredilerin Türkiye’de menkul kıymetleÅŸtirilip satılabilmesi 2008 ortalarında ancak baÅŸlayacak. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Sermaye Piyasası Kurumu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yönetmelik ve genelgelerle uygulamanın nasıl olacağını belirleyecek çok sayıda düzenleme yapması, ipotekli konut kredisi vermeye yetkili olan bankaların, finansal kiralama ve tüketici finansman ÅŸirketlerinin gerekli izinleri alması gerekiyor. Ayrıca sistemin iÅŸlerliÄŸi için bu tip menkul kıymetlerin çıkarılmasına yönelik deÄŸerleme ÅŸirketlerinin kurulması lazım. Bütün bu aÅŸamaların bir yıldan fazla zaman alacağını belirten uzmanlar, bu nedenle bugün faizlerin yüksek olması tartışmalarının anlamlı olmadığının altını çiziyor.
Başlangıç için Hazine garantisi olmalı
Hazine garantisinin olmamasının yabancılar anlamında bir problem olduÄŸunu belirten İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Turgay Tanes, Hazine garantisi olmamasının yabancıları korkuttuÄŸunu ileri sürdü. Tanes, yabancıların neden Hazine garantisi istedikleri konusunda ise ÅŸunları söyledi: “Öncelikle Türkiye’de örnek oluÅŸturacak 20-30 yıllık bir kredi yok. Bunun yanı sıra piyasa dalgalanmaları çok yüksek. ÖrneÄŸin geçen yıl mayıs-haziran aylarında yaÅŸanan dalgalanma nedeniyle döviz ve faiz ciddi anlamda arttı. Böyle bir ortamı gören yabancı doÄŸası gereÄŸi uzun vadeli bir kredi için kaygılanıyor. Uzun vadeli fonu yatıranın elindeki tek teminat evin ipotekli olması. 20 yıllık süre içerisinde yaÅŸanacak bir dalgalanma bir anda kredinin teminatını ciddi anlamda düşürebilir. Yabancılarda olası bir istikrarsızlık karşılığında baÅŸlangıçta Hazine garantisini emniyet sibobu olarak görüyorlar. Bu anlamda Hazine garantisi baÅŸlangıçta teÅŸvik için çok önemli.” Hazine garantisinin olmamasının eksiklik ancak ancak olmazsa olmaz koÅŸul olmadığının altını çizen Tanes, 1980′li yılların sonlarına doÄŸru bireysel kredilerin iÅŸlemeyeceÄŸini belirten bankacıların olduÄŸunu, ancak bugün bireysel kredilerin bankalar açısından en kârlı, en önemli enstrümanlardan biri haline geldiÄŸini hatırlatarak, bu anlamda ipotekli konut kredisi sisteminin de ölü doÄŸmayacağını iÅŸleyeceÄŸini savundu. Tanes’e göre, yasa çıksa bile altyapının ancak yıl sonuna kadar tamamlanabilecek, dolayısıyla yasa ancak gelecek yılın ortalarında ilk iÅŸlemler görülecek. Tanes, mortgage yasasının çıkmasıyla faizlerin yüzde 1′lerin altına gelebileceÄŸi gibi beklentilerin olduÄŸunu ancak bunun saÄŸlıklı bir beklenti olmadığının altını çizdi.
Tekerleğin dönmesi anlamlı
Mortgage yasasının ölü doÄŸacağı yönündeki yorumlara kesinlikle katılmadığını belirten Garanti GYO Genel Müdürü KürÅŸat Tuncel, bireysel emeklilik sistemi çıktığında da vergi istisnası zayıf diye benzer yorumlarının yapıldığını hatırlattı. Tuncel, “Vergi istisnası ile baÅŸlaması krediyi kullananlar için bir cazibe noktası olurdu. Hazine garantisi olması da sonuçta o menkul kıymetlerin ikinci elde daha fazla talep görmesini saÄŸlayacaktı. Çünkü daha az riskli gözükecekti. Fakat önce sistemin baÅŸlayıp kurumların ve kuruluÅŸların oluÅŸması gerekiyor. Yani tekerleÄŸin dönmesi lazım. Hiç bir sistem mükemmel bir ÅŸekilde kurulmuyor, eksiklerinin hatalarının gözükmesi lazım” dedi. Bu kredilerin kullanılabilir olmasının daha çok faizle ilgili olduÄŸuna dikkat çeken Tuncel, mayıs-haziran öncesi mortgage sistemi olmamasına raÄŸmen konut kredilerinin patladığını ve bankaların 10 yılın üzerinde vadeyle kredi kullandırdıklarını vurguladı. Tuncel, “Önemli olan ekonomik konjöktürün istikrarlı ve güvenilir olması. Hazine garantisi, vergi istisnası koyarak çok güvenli bir sistem çıkarsanızda, faiz seviyeleri aylık yüzde 1,60′ların üstüne çıktığında bugün olduÄŸu gibi insanlar kredi kullanmayı kesiyorlar. Dolayısıyla sistemin eksiklikleri ve dezavantajları olabilir ama bu mekanizmanın çalışıp, kanunun da eksiÄŸinin gözükmesi gerekir” diye konuÅŸtu.
Mortgage kendi faizini yaratıyor
Stratejik AraÅŸtırmalar Enstitüsü BaÅŸkanı Dr. Can Fuat Gürlesel, mortgage sisteminin baÅŸlaması için faizde düşüş beklemenin yanlış olduÄŸunu, kredi faizlerinin mortgage ile düşeceÄŸini söyledi. Gürlesel, “Mortgage kendi faizini yaratıyor. Günlük piyasa faizinin dışında orta uzun vadeli finansmanını ağırlıklı olarak yurtdışından saÄŸlamaya baÅŸlayacağımız için bugünkü faiz oranlarına çok da bakılmaz” dedi. Kanunun çıkması durumunda dahi mortgage dayalı bir menkul kıymet ihraç edilerek finansmanının saÄŸlamanın ancak 2008 ortalarında mümkün olabileceÄŸini belirten Gürlesel ÅŸunları söyledi: “SPK, BDDK’nın çıkaracağı yönetmelikler var, buna iliÅŸkin olarak bütün kurumlar yetki belgesi alacak, bu tip menkul kıymetlerin çıkarılmasına yönelik deÄŸerleme ÅŸirketlerinin olması gerekiyor. İpotekli konut kredisi vermeye bankalar, finansal kiralama ve tüketici finansman ÅŸirketleri yetkili olacak. Bunların üçünün de denetimini BDDK yapıyor. Bu nedenle bu kredilerin kullandırılması ÅŸartları, kredi piyasasının oluÅŸturulması, denetimi ve kredi verecek ÅŸirketlere izin verme yetkisi BDDK’da olacak. Hukuki düzenlemeler ve kurumsal yapının tamamlanması için enaz bir yıllık süreye ihtiyaç var.”
Potansiyel iştah kabartıyor
Mayıs-haziran dalgalanmasına kadar hızlı bir artışın gözlendiÄŸi konut kredileri hala dünya ortalamalarının çok gerisinde. 2006 yılı sonu itibariyle Türkiye’de kullandırılan konut kredilerinin Gayri Safi Milli Hasıla’ya (GSMH) oranı yüzde 3′lere yükseldi. Ancak son yıllardaki artışa raÄŸmen bu oran diÄŸer bir çok ülkeye göre oldukça düşük seviyede. Konut kredilerinin GSMH’ye oranı 2005 yılı itibariyle Hollanda’da yüzde 97,1, Danimarka’da yüzde 94,0, ABD’de yüzde 65, Portekiz’de 53,9, Almanya’da yüzde 51,7, Kanada’da ise yüzde 40 civarında. Söz konusu oranlar 2005 yılı sonu itibariyle Yunanistan’da yüzde 25,1, Malezya’da yüzde 22, Åžili’de yüzde 17, Meksika’da yüzde 11,5, Macaristan’da 9,6, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 6,1, Polonya’da yüzde 6. En yakın ülkenin oranı bile Türkiye’nin iki katından fazla olduÄŸu göz önünde bulundurulduÄŸunda konut kredisi piyasasının ne kadar sığ olduÄŸu görülüyor.
İpotekli konut kredilerinin GSMH’ye oranı
Hollanda 97,1
Danimarka 94
İzlanda 82,9
ABD 65
Portekiz 53,9
İspanya 52,6
Almanya 51,7
Kanada 40
Lüksemburg 34,1
Malta 33,8
AB-15 48,9
AB-25 47,5
Yunanistan 25,1
Malezya 22
Åžili 17
Meksika 11,5
Çek Cumhuriyeti 6,1
Polonya 6
Kaynak: European Mortgage Federation, International Finance Corparation
Kaynak:
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=58954&ForArsiv=1

